|
|
|
|
 | Konağımıza Hoş Geldiniz |  |
 |
Nasıl gidilir?
İstanbul Bolu 260 km. Bolu Mudurnu 52 km. Mudurnu'ya İstanbul'dan- TEM otoyolu üzerinden ulaşabilirsiniz. Adapazarı'na geldiğinizde Akyazı Kavşağı'ndan sapıp Ankara yönüne doğru giderseniz Mudurnu'ya ulaşırsınız. İkinci yol ve daha çok tercih edilen yol için Bolu Dağı'nı indikten sonra Abant Gölü yoluna girmek, oradan da Mudurnu- Göynük hattını izlemek gerekiyor.
Ne yenir?
Mudurnu'nun mutfak kültürü oldukça zengin. Mudurnu'ya gelmişken yöresel yemekleri tatmadan dönmeyin. konağımızda yöresel yemekler bulabilirsiniz fakat özellikle; Tarhana çorbası, ev şehriyesi, oğmaç çorbası, kaşıksapı, kaş kebabı, tavuk güveç, balkabaklı gözleme, baklava, tepme helva, erik hoşafı, gibi geleneksel yiyeceklerin tadını çok beğeneceksiniz.
| |
 |
 | |  |
 | İlçemiz Mudurnu |  |
 |

Cennetten bir köşe olarak tanımlanan Mudurnu, Bolu'nun şirin bir ilçesidir. Gerek İstanbul, gerekse Ankara'ya yakınlığı ve eşsiz güzelliği ile bir doğa harikasıdır.
Mudurnu 5 bin nüfuslu ancak köyleri ile birlikte 30 bin nüfusa sahiptir . Eski zaman evleri , camileri , hamamı ve gölleri ile bilinen Mudurnu son zamanlarda tarih kokan müşfik havası nedeniyle turizm alanında sıkça söz ettirir olmuştur. Anadolu'nun antik döneminden bugüne kadar en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Mudurnu , Anadolu'nun Türkleşmesindeki ilk rolü oynayan Türk kavimlerinin yerleştiği bölgelerimizden biri olarak da tanınmaktadır.
Mudurnu, tarih kokan daracık sokakları, konakları, kaplıcaları, gölleri ve doğal güzelliği ile çok şirin bir ilçe Üstelik ulaşımı da çok kolay. Huzurlu ve oksijen dolu bir hafta sonu geçirmek isteyenler burada konaklayabilir.
Mudurnu deyince çoğumuzun aklına ilk önce tavukçuluk gelir herhalde. Oysa Mudurnu tarihi evleri, konakları ve gölleriyle Bolu'nun en renkli ve yeşili bol ilçelerinden biri. Bu zamana kadar biraz da komşuları Abant ve Göynük'ün gölgesinde kaldığı için onlar kadar rağbet görmemiş. Kentsel SİT alanı ilan edilen ilçeye adımınızı attığınız anda gerçekten görülmeye değer bir yer olduğunu hemen fark edeceksiniz. Gerek Selçuklular, gerekse Osmanlıların ilk yurtlarından olan Mudurnu, ahşap evleriyle size göz kırpar. İki dağın arasına kurulu şehir merkezindeki iki katlı ahşap evlerin ve tarihi konakların yarattığı atmosfer gerçekten görülmeye değer. Özellikle Şeyh-ül Ümran tepesinden baktığınızda; aşağıda eski beyaz boyalı evlerin, bahçelerin, camilerin kucaklaştığını göreceksiniz. 100-150 yıllık bir geçmişe sahip bir veya üç katlı evlerde çevredeki orman dokusundan ötürü ahşap malzeme kullanılmış. Bahçeler içerisinde, birbirlerinin manzaralarını engellemeyecek biçimde yapılmış bu evlerde Osmanlı sivil mimarisinin sadeliği, estetiği ve özellikleri görülüyor. Mudurnu'daki 30 ev şu anda restore edilmiş durumda. Diğerleri sırada bekliyor.
| |
 |
 | |  |
|
 | Turizm Cenneti Mudurnu |  |
 |
İlçe merkezinde tarihi konakların dışında Mudurnu Saat Kulesi, Yıldırım Beyazıt Camii ve Hamamı ile Kanuni Sultan Süleyman Camii görülmeye değer yapılar arasında yer alıyor. Yıldırım Beyazıt şehzadeliği döneminde inşaa edilen cami ve hamam ilçenin simgesi sayılıyor. Bir yamaç üzerinde bulunan saat kulesi, 1890-1891 tarihlerinde ahşap olarak yapılmış. 12 metre yüksekliğinde olan kuleye 30 ahşap döner merdivenle çıkılıyor. Eski çarşıdaki bakırcı-demirci-semerci dükkanları şehrin görülmeye değer yerleri. Demirciler Çarşısı eski özelliğini kaybetmiş olsa da, birkaç kişinin çabalarıyla, yine de size Mudurnu el sanatlarını sunacaktır. Biraz da turistik bir değer katmak için belediyenin desteğiyle yaşatılmaya çalışılıyor. İlçede ayrıca kaplıcalar da bulunuyor. Mudurnu'ya 5 km mesafede yer alan Babas Kaplıcası, travertenler arasından çıkıyor. Sıcaklığı 40 derece civarında. Sarot Kaplıcası ise 30 km mesafede bulunuyor. Eğer gezinizi cumartesi gününe denk getirirseniz Mudurnu pazarına uğramayı da ihmal etmeyin. İlçeyi gezdikten sonra şehrin dışına doğru uzanırsanız yollar sizi birbirinden güzel göllere götürecektir. Abant Gölü, Sünnet Gölü, Sülüklü Göl, Karamurat Gölü. Mudurnu'ya en yakın olanlar 15 km mesafedeki Abant Gölü ve 28 km mesafedeki Sünnet Gölü. Abant, belki de Türkiye'nin en çok tanınan gölü. Peki ya Sünnet Gölü... Sünnet Gölü'ne gittiğinizde Abant ve Yedigöller'in neden gölgesinde kaldığına anlam veremeyeceksiniz. Mudurnu-Göynük yolu üzerinden ulaşılan Sünnet Gölü, doğayla baş başa kalmak isteyenlerin arayıp bulamayacağı dingin bir ortam. Berrak sularına düşen yamaçların yeşili, gökyüzünün mavisi ile birleşince gölün rengi bambaşka bir hal alıyor. Kışın giderseniz de göl tamamen buz tutmuş halde oluyor. Gölün çevresi her yaş grubuna uygun 5 km'lik bir yürüyüş parkuruyla çevrili. Çam ormanları ve gölde yüzen ördekler eşliğinde mis gibi oksijen yüklü havayı ciğerlerinize çekerek yürüyüş yapabilirsiniz. Göl kıyısında çok güzel bir de otel var.
| |
 |
 | |  |
|
|
|
 |